SMF Hava Filtreleri

Çok sayıda önemli otomobil ve motor üreticisi, hava filtreleri konusunda, haklı olarak, SMF Original'in sahip olduğu uzmanlık ve yetkinliğe güvenmektedir: Çünkü, motor performansı, tork, düşük tüketim ve minimum seviyede emisyon değerleri, ancak iyi filtrelenmiş hava ile mümkündür. Selüloz (kâğıt), sentetik keçe veya bunların kombinasyonundan oluşan filtrelerimiz, her türlü istenmeyen maddeyi dışarıda bırakabilmektedir. % 99,98'e varan oranlarda zararlı toz, kurum ve lastik aşınma parçacıklarını yakalamaktadırlar. En ince filtreler, neredeyse 3 mikrondan büyük tüm parçacıkları dışarıda tutabilmektedir. Bu sayede SMF filtreleri, supaplar, silindir çalışma yüzeyleri, piston segmanları, kayar yataklar ve diğer motor bileşenlerindeki erken aşınmayı önlemektedir. Ancak, dikkat: Filtrelerin sürekli sorunsuz çalışabilmeleri için, otomobil üreticileri tarafından öngörülen aralıklarda yenileriyle değiştirilmeleri gerekmektedir. Filtreleri ıslanmaktan korumak için, daha emme kanalının girişinde önlem alınarak, mümkün olduğunca az miktarda suyun filtre elemanına ulaşması sağlanır. Buna rağmen, nem filtrenin içine nüfuz ederse, buna karşı da gerekli önlemleri aldık. Filtre elemanının suya ve kimyasal maddelere karşı olan direncini artırmak için, filtre kâğıtlarımız özel bir sentetik reçine ile emprenye edilmektedir. Filtre elemanlarımız, tutkallı kısımlar ve kıvrım uçlarında da şekillerini korur.



Hava filtrelerimizden yüksek performans beklenir.

Hava filtreleri, uen zor koşullar altında bile güvenilir bir şekilde çalışmalıdır. Bu nedenle ilave olarak, tozlu ortamlardaki zor koşullarda bir ön ayırıcı kullanılır: Bir köpük tabakası veya bir metal ya da plastik örgüden oluşan bu ünitenin görevi, akış yönünde destek olmaktır. Çok nemli bölgelerde ise ayrıca su geçirmez keçe malzeme ile kaplanmış filtreler, ön filtre görevini üstlenir.

Filtrelerin, hava filtrasyonu görevlerinin yanı sıra hava emiş gürültüsünü de azaltmaları istenir. Ticari araçlarda, geri dönüştürülebilir malzemeden imal edilmiş, sağlam, optimum ağırlıkta hava filtre sistemleri kullanılmaktadır. Bu filtreler, çoğunlukla silindirik yapıda tasarlanmakta ve radyal contalar ile donatılmaktadır.

Araçlardaki gittikçe küçülen montaj alanları nedeniyle, son zamanlarda daha düz yapıda filtreler kullanılmaktadır. Bakım ve değişim sırasında özel bir keçe, filtrenin temiz tarafını korur.

SMF filtre kâğıtları, kiri alıkoymak için küçük bir alanda daha fazla yüzey oluşmasını sağlaması amacıyla kıvrımlı bir yapıda tasarlanmıştır. Bu kıvrımların yapısı yeteri kadar dengeli değilse, kıvrım deformasyonu ortaya çıkar. Basınç farkı bu kıvrımları birbirine o kadar bastırır ki, hava artık çok az veya hiç bir şekilde filtrenin içinden akamaz. Bu durumda filtrasyon kötüleşir, filtrenin kullanım ömrü azalır, yakıt tüketimi ve zararlı madde emisyonu artar. Bu nedenle, binek araç hava filtrelerinin kıvrımları genellikle tutkallanarak güçlendirilmektedir.

Hammaddeler: İnsan, motor ve çevre güvenliği için - yalnızca en iyisi

İlk önce selüloz, karmaşık bir yöntemde özel bir reçine ile emprenye edilir. Bu işlem, kıvrımların daha dengeli halde kalmasını sağlar ve kıvrım deformasyonunu önler. Daha sonra ön ısıtma gerçekleştirilir: Bu işlem ile kâğıt, kabartma olarak adlandırılan şekil verme yöntemi için uygun hale getirilir. Bunun ardından kâğıt, ihtiyaca uygun olarak katlanır. Bu işlemden sonra, kâğıda mekanik dayanıklılık, kimyasal ve termal direnç veren emprenye sertleştirme işlemi gerçekleştirilir. Filtre keçeleri, kalınlığı mikronla ölçülebilen sentetik liflerden yapılmıştır: Lif ne kadar inceyse, ayrıştırma o kadar iyi olur. Keçeler, tabakalar halinde imal edilmekte ve buradaki liflerin yoğunluk ve inceliği, kirli taraftan temiz tarafa doğru artmaktadır. Huni etkisi olarak adlandırılan bu olgu, yüksek kir tutma kapasitesini ve aynı zamanda düşük akış direncini mümkün kılmaktadır. Çok katmanlı filtre malzemeleri keçe ve kâğıt kombinasyonundan oluşmaktadır. Üretim süreçleri oldukça karmaşıktır, ancak geleneksel kâğıt filtrelere kıyasla, yaklaşık aynı seviyede ayrıştırma verimliliğinde, % 40'a varan oranda daha fazla kir tutma kapasitesi sunabilmektedirler.